Selamlar efendim…

Pink yazıma bir türlü başlayamamanın sıkıntısı içinde başladığım bu yazı, Amerikan radyolarından kulağıma çalınan ve müzik zevkimde küçük çaplı devrimler yaratan şarkılar hakkında olacak…

Mustafa’nın Guns N Roses hayranlığı arkadaş çevremiz tarafından çok iyi bilinir… Kendisi bütün forumları takip eden ve bütün GnR şarkılarını ezbere bilen bir şahsiyettir. Aynı evi paylaştığımız günlerin birinde bir akşam bira ve çerez eşliğinde Amerika ve Work N Travel hakkında konuşurken Duff McKagan’ın bir yorumunu benimle paylaşmıştı, “USA doesnt rock anymore, England is better…” . Gittik, gördük… Radyolarda çalan şarkıların bir çoğu Brit tanımına girebilecek nitelikte, Duff’ın hakkı varmış. Radyoların favorileri ise genel olarak Pop Rock ve Disco şarkıları… Guns N Roses, Pearl Jam gibi grupları çıkaran Amerika’nın “o eski halinden eser yok şimdi” arkadaşlar…

Devamlı kulağıma çalınan şarkılarda bir düzeltmeye gidecek olursak, Pop Rock çılgınlığının belirgin etkileri göze çarpıyor. Sıralamak gerekirse (ki gerekir…) ;

* Mr. Brightside – The Killers
* Sober – Pink
* 21 Guns – Green Day
* I Gotta Feeling – Black Eyed Peas
* Pocket Full Of Sunshine – Natasha Bedingfield
* Whatsername – Green Day
* Boring – Pink
* Waking Up In Vegas – Katy Perry
* A Dustland Fairytale – The Killers
* Plush – Stone Temple Pilots

Görüldüğü üzere, ilk listede bir numara olan SHE şu anda liste dışı olmuş durumda… Black Eyed Peas ve Natasha Bedingfield, Amerika’nın disko çılgınlığının bendeki dışavurumunu temsil ediyor… En çok dinlenenler listesine giren Plush, ve benim listeme giremese de Mustafa’nın listesinde ilk sıralara oturan Come On Come In (Velvet Revolver), Amerika’nın eski rocker haline göndermelerde bulunuyor.

Benim aklımı en çok kurcalayan ise, listede The Killers’dan 2 adet şarkının bulunması… Yıllar yılı, Brit Rock dinlemeyi reddeden ben, Amerika’ya gidince bu grubu dinlemeye başladım. Hala kendime şaşmakla birlikte, keyifle dinlemeye devam ediyorum.

Listeleri, şarkıları bir kenara bırakıp Amerika hakkında konuşacak olursak; söyleyecek pek birşey bulamam… Ancak, kumarın nasıl bir illet olduğuna dün şahit oldum, bu da bana ders oldu diyebilirim.

Arkadaşlar, kumar oynamak bağımlılık yapar, zararlıdır, her ağızdan duyduğumuz bu sözler de köküne kadar doğrudur. 2 saat içinde 15 dolarımı emen Ho-Chunk Casino’ya hürmetlerimi sunuyorum, ve yazımı burada noktalıyorum.

Başka yazılarda görüşmek üzere!

Koray

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.